Bir köşede başlayan girişim hikayesi
- Deniz Sezen

- 27 Ağu
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 28 Ağu
New York’ta yaşarken ürün satışı için pop-up store açtığım dönemlerde Union Square civarında epey vakit geçirirdim. Bir gün, şehrin kavurucu sıcağında, “En iyi klima bizde” yazısını görünce serinlemek için hiç düşünmeden Fishs Eddy’ye girdim.
Hem serinleyip hem de mağazayı dolaşırken, dükkanın uzak bir köşesinde küçük bir bölüm gözüme çarptı. Ben adında bir sanatçı, evcil hayvanları resimleyip satıyordu. Üzerinde boya lekeleriyle kaplı beyaz bir tişört, yanında sanat malzemeleri, etrafında ise çoğunluğu kedi ve köpeklerden oluşan çizimler… İlgimi çekti ve biraz sohbet ettik.
Ben’in hikayesi şöyleydi: Bir fuarda yaptığı eskizler ahşap bloklara basılmış, Osaka’daki küçük bir dükkan da bundan etkilenip onu Japonya’ya davet etmiş. Fuar sırasında New York ikonlarını çizmiş ve insanlar zamanla evcil hayvanlarını da çizmesini istemeye başlamış. Birkaç kişi derken, daha fazlası gelmiş. Bugün ise Union Square’deki sıra dışı bir mutfak eşyaları mağazasında, 20–30 dakikada kişiye özel portreler yapıyor.
Ben'in ne karmaşık bir lansman planı var, ne hızlı büyüme taktikleri, ne de yatırımcı sunumu. O sadece sevdiği işi yapıyor. Ve insanlar da buna para ödemeye razı oluyor. Ve aslında pek çok işin hikayesi tam da böyle başlıyor.
Bahaneler listesi
Ben’in hikayesini duyunca insanların hemen aklına gelen bahaneler var:
“Bu ölçeklenebilir değil!”
Evet, bir günde sınırlı sayıda çizim yapabilirsin. Ama bu aslında harika bir problem. Fazla müşteri sahibi olmak mı kötü, yoksa hiç müşteri bulamamak mı? Çoğu iş, aşırı talepten değil, müşteri bulamadığı için batar.
“Yapay zeka zaten bu işi bitirir!”
Olabilir, köpeğinizin fotoğrafını yükleyip yapay zekayı kullanarak bir görsel oluşturabilirsiniz. Ama Ben'in örneğinde insanlar aslında resmi değil, deneyimi satın alıyor. Sanatçıyı görmeyi, evcil hayvanlarının kâğıt üzerinde canlanışını izlemeyi, hikayeyi yaşamayı istiyorlar.
“Yalnızca tek bir noktadan satış yapıyor!”
Eee, ne olmuş? Eğer fiziksel satış düşerse, online’a geçer. Instagram hesabına yoğunlaşır, çizimlerini paylaşır, reklam verir, DM’den sipariş alır. Yani seçenek çok. (Kuzey Amerika’daki evcil hayvan sektörünün büyüklüğü, insanların hayvanlarına ne kadar değer verdiğini zaten gösteriyor. )
İtirazların gösterdiği şey
Bu itirazlar bize aslında şunu gösteriyor: Biz, her işin yatırım destekli, sonsuza dek ölçeklenebilir ve her ihtimale karşı savunulabilir olması gerektiğine şartlandırılmışız.
Oysa çoğu başarılı iş, birilerinin sorununu çözüp karşılığında para almakla büyüyor. Hepsi bu.
Ben’in evcil hayvan portreleri için dev bir girişim kurmasına gerek yok. Onun yapması gereken tek şey hayvanları çizmek ve 350 dolar almak. Ve bu döngüyü istediği hayatı kurana kadar tekrarlamak.
Sizin de farkında olmadığınız bir fırsatınız var
Aslında çoğu insan, değer yaratabilecek bir beceriyi zaten yanında taşıyor ama farkında değil.
Belki tatlı yapma konusunda harikasınız, her özel günde çevreniz sizden pasta yapmanızı istiyor.
Belki hobi olarak başladığınız örgü işinde, sadece destek amaçlı değil beğenildiği için ürünlerinizi satın alanlar var.
Belki gözünüz kapalı WordPress sitesi düzeltebiliyorsunuz.
Belki harika fotoğraflar çekiyorsunuz.
Ama siz bunu küçümsüyorsunuz, çünkü size çok kolay geliyor. Ya da “çok basit” buluyorsunuz. Ya da “yeterince ölçeklenmez, zaten yapanı da çok” diyerek kenara atıyorsunuz.
Ben için çizim yapmak da aynı şekilde kolaydı. Ta ki biri ona 30 dakika için 350 dolar verene kadar. İşte o an, yaptığı işin gerçek karşılığını hissetti.
Bir girişim hikayesi böyle başlar
Mükemmel iş fikrini beklemek yerine şunları deneyebilirsiniz:
Zaten iyi olduğunuz şeye bakın.
Bunun için sadece bir kişi bulun. Hedef pazar değil, ideal müşteri profili değil. Gerçek bir insan.
Onun sorununu çözün ve karşılığında para isteyin. Web sitesine gerek yok, kartvizite gerek yok. Sadece işinizi yapın ve ödeme alın.
Sonra aynı sorunu yaşayan birini daha bulun. Ve bir başkasını.
İşin özü bu. Gerçek işler böyle başlıyor. İşte girişimcilik budur.
Gerçek şu ki…
Yeteneklerinizden para kazanmaya başlamak için kimsenin iznine ihtiyacınız yok. (Bu konuyla ilgili başka bir yazım var, şurdan ulaşabilirsiniz)
Yapay zeka, yedi haneli ciro, trafik… Bunların hepsi sonra düşünülecek detaylar.
Önce size ödeme yapacak ilk kişiyi bulun. Sonra ikinciyi, üçüncüyü...
Ben bunu bir defter ve birkaç çizimle keşfetti. Başladı ve devam etti. Herkes pazar büyüklüğü ve rekabet avantajını tartışırken, o köpekleri çiziyor ve parasını alıyor.
İşi mükemmel mi? Tabii ki değil. Zamanla rekabeti, yapay zekayı, mağaza trafiğini düşünmek zorunda kalacak mı? Muhtemelen evet.
Ama şu anda insanlar ona evcil hayvanlarını çizdirmek için seve seve para ödüyor. Eğer hala “plan yapma modunda” olsaydı, bu ödemeleri alamayacaktı.
O yüzden planlamayı bırakmak ve bir şey yapmaya başlamak önemli. Ne olursa olsun. Yol yürümeye başlayınca kendini gösteriyor.





Yorumlar