top of page
Concrete

Yola çıkana yol görünür

Bir kariyerin içinde kaybolmak

Yıllarca pazarlama ve reklam dünyasında çalıştım. Alanımı, çalıştığım ortamı, arkadaşlarımı ve en önemlisi işimi gerçekten seviyordum. Bu yüzden her çalıştığım şirkette işimi en iyi şekilde yaptım ve yükseldim. 

Ama son işime geldiğimde bir şeyler değişmişti. Artık sadece iyi işler yapmak yetmiyordu. Yaptığım işte anlam arıyordum. Kendime ait bir şey kurmak istiyordum. Kendi kararlarımı kendim vermek, ortaya çıkan şeye "işte bu benim" diyebilmeyi hayal ediyordum.

Kalıplara sıkışmış hissediyordum. Bitmek bilmeyen toplantılar, görünür bir sonuca varmadığını hissettiğim işler, hustle culture'ın içinde kaybolmuş günler geceler...

İçimde dönen soru şuydu: Ucu gerçek bir faydaya dokunan, özgür hissettiğim ve bana ait olan bir iş nasıl kurulur?

Planlar değil, yön

İşimden ayrılma kararı ani geldi. Aklımda net bir plan yoktu, sadece artık bu şirkette devam edemeyeceğim hissi ve kendi işimi yapma fikri vardı.

Bir süre ne yapabilirim diye düşünerek oturdum. Farklı fikirler üzerine çalıştım. Sonunda ezelden beri sevdiğim bir alana döndüm: Tekstil. Ev, banyo tekstili ve aksesuar üzerine bir marka kurdum.

Markayı kurarken aklıma bir soru takıldı: Neden sadece Türkiye? Yurt dışına da satmayı deneseydim ne olurdu? Ve Amerika fikri böyle doğdu.

Bunun sonucunda uzaktan yönetilebilir bir e-ticaret altyapısı kurdum. Ürünlerimi hem Türkiye'de hem de Amerika'da satışa çıkardım. Bir yandan e-ticareti geliştirirken, bir yandan da markamı nasıl daha çok yere ulaştırabileceğim ve görünür kılabileceğim üzerine çalıştım.

Bu süreçte Türkiye'de KAGİDER İyi İşler Programı'na, Unlu & Co.'nun girişimcilik programına katıldım. Sonra Ulukaya Girişimi'nin programına başvurdum ve kazandım — bu beni New York'a taşıyacak adımın başlangıcıydı.

IMG_2965 2.jpg
62353ec6-dba3-4b35-8761-27d91a8b8671.JPG

New York: Sıfırdan başlamak

New York hem iş hem de yaşam anlamında dünyanın en güzel ama en zor şehirlerinden biri. Ben oraya hem yabancı bir ülkeye göçmenin ağırlığıyla hem de kurduğum işi büyütme çabasıyla taşındım. 

Ailemden, dostlarımdan ve büyüdüğüm kültürden ilk defa uzaktaydım; kendi başımaydım. Aynı anda hem ayakta kalmaya hem para kazanmaya hem de kurallarını, kültürünü ve iş yapış biçimini henüz bilmediğim bir şehirde, bir ülkede başarılı olmaya çalışıyordum.

Zordu. Ama bir yandan da inanılmaz heyecan vericiydi.

Olabilecek her kapıyı çaldım. Her türlü etkinliğe katıldım. Kapı kapı dolaşıp satış yapmaya çalıştım. Yeri geldi cold email yazdım, yeri geldi de telefon açıp ürünümü anlattım.

Zamanla New York'tan Hamptons'a, Los Angeles'tan, Texas'a, Miami'den Chicago'ya kadar pek çok high-end butikle çalışmaya başladım. Ve ardından Nordstrom ve Saks Fifth Avenue geldi.

Planlanmamış bir başlangıç

Tüm bunlar olurken bu sefer de komşu ülkenin yolları gözüktü ve eşimle Kanada'ya taşındık. Sonra pandemi başladı. Ve sonra oğlum dünyaya geldi.

Hayat bir anda bambaşka bir ritme girdi. Günde bana kalan bir iki saatlik zamanda, oğlum uyurken, bir yandan çalışırken, bir yandan da yazılar yazmaya başladım. İş kurmak üzerine. İş kurmanın psikolojisi üzerine. Yıllar içinde öğrendiklerimi, zorlandığım yerleri, işe yarayanları ve yaramayanları.

Önce yaratıcı yanımı ortaya çıkardığım bir blog projesi olarak başlayan yazılarım, zamanla ve gelen taleplerle birlikte düzenli olarak gönderim yaptığım bir bültene dönüştü. Yazılara gelen geri dönüşler, sorular ve istekler sonucunda tüm bildiklerimi anlattığım atölyeler yapmaya başladım.

Ve o atölyelerde bir şey fark ettim: 'Ben bunu yapabilir miyim?' diye başlayan biri, 'Ben bunu yapıyorum' dediği yere geldiğinde — bunu görmek benim için her şeyden değerli. Bu işi seviyorum. Ve bu hayatta tam olarak yapmam gereken şeyin bu olduğunu biliyorum.

WhatsApp Image 2020-10-08 at 21.32_edited.jpg
Deniz-Sezen.png

Neden bu işi yapıyorum

Ben bu yollardan geçtim. Başarılı görünen ama içinde bir şeylerin eksik olduğu bir hayatı yaşadım. İnsanın kendi işini kurarken ne kadar yalnız hissedebileceğini, ne kadar yanılabileceğini tanıklık ettim. Ama doğru bir çerçeveyle ne kadar ileri gidebileceğini de bizzat gördüm. 

Pek çok başarılı kadın, kâğıt üzerinde her şey yolunda görünse de içinde bir şeylerin eksik olduğunu hissediyor. Sevdiği işi yapıp bundan para kazanmak çoğunlukla bir olasılık gibi değil, bir ayrıcalık gibi geliyor. Ve kendine ait bir şey kurmanın ancak büyük ve dramatik adımlarla mümkün olabileceğini düşünüyor.

Oysa çalışırken başlamak mümkün. Küçük başlamak mümkün. Doğru bir yöntemle, adım adım büyümek mümkün.

Ekonomik bağımsızlık ve değerler üzerine kurulmuş bir hayat aynı anda var olabilir. Bunu her kadının kendisi için mümkün görebilmesini istiyorum.

Bugün

Girişimcilik eğitimi ve danışmanlık alanındaki çalışmalarıma Türkiye, Amerika ve Kanada'da devam ediyorum.

 

Montreal'de Microcredit Montréal ve Y des Femmes de Montréal gibi kurumlarla birlikte çalışıyorum, Kadın girişimcilere destek veriyorum. Amerika'da Ulukaya girişiminde mentorluk yapmaya devam ediyorum. 

Ve evet — hala Montreal'de yaşıyorum. Kanada'nın kışlarına tam alışamasam da, kış sporları öğrenerek kışlardan keyif almaya çalışıyorum. En çok seyahat etmeyi, yazmayı ve uzun doğa yürüyüşleri yapmayı seviyorum.

IMG_0742_edited.jpg
bottom of page