top of page

Yapay zeka çağında sevdiğin işi inşa etmek

Montreal’de yaşadığım mahallede sık sık uğradığım bir kafe var. Geçenlerde yine orada çalışırken, yan masada hep gördüğüm ama daha önce hiç konuşmadığım yaşlıca biri bana dönüp şöyle dedi:“Sizi arada burada bilgisayarınızla çalışırken görüyorum, siz ne iş yapıyorsunuz?

 

Ben de ona anlattım:

“Kendim için çalışıyorum. Hayatında bir yol ayrımında duran, kendine ‘Hepsi bu mu?’, ‘Gerçekten ne istiyorum?’, ‘Bundan sonra ne var?’ diye soran insanlara kendi yollarını bulmaları ve kendi işlerini kurmaları konusunda rehberlik ediyorum.

 

Kısa bir sessizlikten sonra bana şunu söyledi: “Biliyor musun, bizim kuşakta ne okuyacağına karar verir, mezun olur, o alanda işe girer ve hep o işte kalırdın. Kendini yeniden icat etmeyi düşünmezdin. Hayatın boyunca ne yapacağını bilirdin.”


Yapay zekâ ve girişimcilik çağında geleceğe bakan kadın

Kesinlikten belirsizliğe: Yapay zeka iş dünyasını nasıl değiştiriyor?


Bu sözler zihnime kazındı çünkü farkında olmadan iş dünyasının ne kadar değiştiğini çok güzel bir şekilde özetliyordu.

 

Geçmişte kariyerler daha öngörülebilirdi. Seçenekler daha az, yollar daha doğrusaldı. Hayatın yüzeyde de olsa bir kesinliği vardı.

 

Bugüne geldiğimizde ‘kesinlik’ kelimesi neredeyse anlamını yitirmiş durumda. Yapay zeka, bugüne dek gördüğümüz her değişimden çok daha hızlı ilerliyor. Öyle ki, artık zihnimizde sorduğumuz sorular bile değişti: Mesele ‘Yapay zeka işinize dokunacak mı?’ olmaktan çıktı, ‘Yapay zeka işinize nasıl dokunacak?’ sorusuna dönüştü.

 

Bazıları için bu bir zorunlu dönüşüm olacak: İşten çıkarmalar, tükenmişlik, tekrar eden rollerin ortadan kalkması ya da “güvenli maaş”ın aslında hiç de güvenli olmadığını fark etmek gibi…


Bazıları içinse bir gönüllü değişim: Daha yavaş, daha yaratıcı, daha bilinçli bir hayat seçme fırsatı—daha fazla neşe, bağlantı ve anlamla dolu bir hayat.

 

Aslında bu iki yön de aynı anda hayatımızda olacak. Yapay zeka milyonlarca işi otomatikleştirecek ama aynı zamanda bizi en insani tarafımıza odaklanmak için özgür bırakacak: yaratıcılık, hayal gücü, problem çözme, bağlantı kurma.

 

Gelecek hoşumuza gitse de gitmese de gelecek. Tıpkı hayattaki diğer şeyler gibi, buna direnmeyi seçebiliriz ve enerjimizi buna harcayabiliriz ya da kendimize şunu sorabiliriz: Benim için hangi fırsatlar olabilir?


Yapay zeka ve girişimcilikte yönü gösteren ok

Teknoloji sadece değiştirmez, aynı zamanda yaratır


Heather E. McGowan Medium’daki bir yazısında şöyle diyor:

İnsanlara artık gerek olmayacak’ düşüncesi, bugünkü iş modellerinin ve paradigmaların algoritmalar ve robotlar tarafından devralındığı, insanların elinde ise neredeyse hiçbir anlamlı işin kalmadığı bir dünya hayal ediyor. Biz bu karanlık bakış açısını reddediyoruz. Bunun yerine, mevcut düşünce sınırlarının ötesine geçmemiz gerektiğine inanıyoruz.

 

Google’ın eski CEO’su Eric Schmidt’in bir söyleşisinde dediği gibi:

Teknoloji sadece işleri ortadan kaldırmaz, aynı zamanda yenilerini de yaratır. Amazon yokken Amazon kamyon şoförleri de yoktu. İnternet olmadan yaratıcı ekonomi de yoktu.”

 

Benim gözümden bakınca da bu söz çok net: Amazon’dan önce milyonlarca küçük işletmenin küresel bir mağazası yoktu. Teknoloji sadece işleri değiştirmedi, yepyeni iş modelleri ve girişimcilik yolları da yarattı.


Harvard profesörü Stephen M. Kosslyn de 'Learning to Flourish in the Age of AI' kitabında şunu hatırlatıyor:

“Önsezilerimiz ve sezgilerimiz, beynimizin ve bedenimizin belirli işleyişlerinden doğar. Yapay zekanın ise ne duyguları ne de bir bedeni olduğundan, bu tür bir mekanizmaya sahip olamaz.


Bizi insan yapan, özgünlüğümüz ve otomatikleştirilemeyen yanlarımızdır.

 

Belirsizlikte liderlik edebilmek, güven inşa etmek, nüansları fark etmek, ellerimizle yaratmak ya da onarmak, insanların toplanabileceği ortamlar kurmak, şifa sunmak, başkalarına daha net görmelerini sağlayacak bilgeliği paylaşmak.

 

Özetle; benzersizliğimiz, yaratıcılığımız, empati gücümüz ve uyum sağlama becerimiz geleceğin iş dünyasında en büyük gücümüz olacak.

 

Kanadalı girişimci ve teknoloji eğitimi ile etik savunucusu Sinead Bovell’in dediği gibi:

“Derin düşünebiliyor, hızlı öğrenebiliyor, iyi iletişim kurabiliyor, güçlü yargı kullanabiliyor ve değişime uyum sağlayabiliyorsanız, geleceğin iş dünyası için elinizde çok güçlü bir araç seti var.

 

Teknolojinin nereye gideceği ya da sektörlerin nasıl değişeceği o kadar da önemli değil—önünüze her ne çıkarsa çıksın, yön değiştirebilir ve evrilebilirsiniz.”


Yapay zeka ve girişimcilikte yönünü bulmayı simgeleyen pusula


Geleceğin iş dünyasında öne çıkacak beceriler


Peki, bu bizim için pratikte ne anlama geliyor?

 

1. Girişimci olmasanız bile, girişimci gibi düşünün.

Kendi işinizin patronuymuşsunuz gibi hareket edin. Kendi öğrenme alanlarınızı yaratın.


Pazarlamaya ilginiz varsa, bir derneğin erişimini artırmasına yardımcı olun ya da yükselen bir içerik üreticiyle işbirliği yapın.


Yapay zeka araçlarını denemek, öğrenmek ve sonuç göstermek için kullanın. Önemli olan unvanınız değil; geliştirdiğiniz beceriler ve uyum sağlama kapasitenizdir.

 

2. Tek bir kimliğe değil, beceri portföyüne odaklanın.

Bize hep “Ne yapmak istiyorsunuz?” diye soruldu. Oysa daha iyi bir soru var: “Kim olmak istiyorsunuz ve hangi sorunları çözmek istiyorsunuz?” 


Teknoloji becerileri, araçlar geliştikçe değer kaybedebilir. Ama insan becerileri—uyum sağlama, yaratıcılık, eleştirel düşünme, işbirliği—zamanla değer kazanmaya devam eder.

 

3. Alanınızın nasıl değişebileceğini öngörün.

Rolünüzü adımlara ayırın. Eğer bir iş tekrara dayalı, analitik ya da veri odaklıysa, yapay zekâ büyük ihtimalle devreye girecektir.


Ama sizin benzersiz yargınız, yaratıcılığınız ve noktaları birleştirme beceriniz? İşte asıl oraya yatırım yapmalısınız.

 

Bu mesele, insanların yerini yapay zekanın almasıyla ilgili değil. Asıl mesele, hepimizin yeniden şekillenmesiyle ilgili. Teknoloji ne kadar akıllanırsa, insana o kadar çok zaman kalacak: yaratmak, bağlanmak, gerçekten önemli sorunları çözmek için.

Not: Ben kendimi ne bir futurist ne de bir teknoloji uzmanı olarak tanımlıyorum. Asıl işim, hayatında yol ayrımına gelen insanlarla çalışmak. Ama bu da benden dünyadaki değişimleri yakından takip etmemi gerektiriyor. Amacım sizi bilgiyle boğmak değil; bu değişimlerin içinde kendinizi daha hazırlıklı ve güçlü hissetmenize yardımcı olmak.




 
 
 

Yorumlar


bottom of page