top of page

“Ben öyle biri değilim”

Hayatımın bir döneminde başkalarının cesaretini izleyerek çok zaman geçirdim.

 

Birileri risk alıyor, fikirlerini dünyayla paylaşıyor, sıfırdan bir şeyler inşa ediyordu. Ben de içten içe, bir gün o adımı atabilmeyi diliyordum.

 

Diliyordum ama sonra o tanıdık düşünceler aklıma geliyordu:

  • Ben öyle biri değilim.

  • Bende onlarda olan yok.

  • Ben onlar gibi değilim.

     

Ve ardından yine aynı döngüye giriyordum: İstemek, hayal kurmak, fazla düşünmek… Ama bir türlü adım atmamak. (Burdan çıkışın ilk adımını 'Tek Bir Nokta ile Başlamak' yazımda anlatmıştım.)


Bir şeyi derinden istemek ama korkudan hareket edememek inanılmaz acı verici bir durum. Eğer bunu yaşadıysanız, tam olarak ne demek istediğimi bilirsiniz.


“Ben öyle biri değilim.”
Peki ya aslında öyleyseniz? Bu yazımda, inanç kalıplarının ötesine geçip kendinizi yeniden tanımlamanın yollarını anlatıyorum.

Başkalarını ulaşılmaz bir yere koyma hakkımız yok


Bir gün fikirlerine çok güvendiğim eski bir patronumu ziyarete gittiğimde, yine bu konular üzerine konuşuyorduk.


Ben ona beğendiğim işleri, o işleri yapan insanların hikayelerinden etkilendiğim noktaları anlatıyordum ki, birden sözümü kesip hayatımı değiştiren bir şey söyledi:

“Başkalarını bizden farklı, ulaşılmaz bir yere koyma hakkımız yok.”

 

Bana vermek istediği mesaj çok netti, çünkü ben tam olarak bunu yapıyordum.

 

Başarılı girişimcilere sanki benden farklılarmış gibi bakıyordum. Sanki onların sahip olduğu özel bir şey bende yokmuş gibi geliyordu.

 

Ama aslında yaptığım şey, “Ben onlar gibi değilim.” diyerek kendime bir bahane yaratmaktı.

 

Bu düşünce, beni olduğum yerde tutuyordu — güvende ama tatminsiz, konforlu ama sıkışmış. Gerçeği görmek ve harekete geçmek yerine orada kalmayı seçiyordum.


“Ben öyle biri değilim.”
Peki ya aslında öyleyseniz? Bu yazımda, inanç kalıplarının ötesine geçip kendinizi yeniden tanımlamanın yollarını anlatıyorum.

Kendi hikayemizi nasıl anlatıyoruz?


Çoğumuz bunu bir noktada yapıyoruz. Birinin kariyerine, işine, özgüvenine ya da yaratıcılığına hayran oluyoruz. Ve ondan ilham almak yerine kendimize şunu söylüyoruz:

“Ben öyle biri değilim.

 

Oysa gerçek şu: Kimse “girişimci olma” ya da “risk alma” genine sahip olarak doğmuyor. Kimse “topluluk önünde konuşamayan” ya da “yazı yazamayan” biri olarak gelmiyor dünyaya.  


Bunlar sadece hikayeler. Kendimiz hakkında tekrar tekrar anlattığımız hikayeler.


Ve bu hikayeler, nasıl düşündüğümüzü, nasıl davrandığımızı ve en sonunda neleri başarabileceğimizi şekillendiriyor.


İçimizde zaten var


Yıllardır hem kendi deneyimimde hem danışmanlık yaptığım insanlarda şunu görüyorum: Bir başkasında hayran olduğumuz her şey, aslında bizde de mevcut — sadece fark edilip ifade edilmek istiyor.

 

Hayran olduğumuz kişiyle aramızdaki fark, onun kendine olmak istediği kişi olma iznini vermesi.

 

O yüzden eğer kariyerinizi değiştirmek, kendi işinizi kurmak ya da hayatınızda cesur bir adım atmak istiyorsanız, kendinize şu soruyu sorun:

“Bu isteğimi gerçekleştirmek için kim olmam gerekiyor?”


“Ben öyle biri değilim.”
Peki ya aslında öyleyseniz? Bu yazımda, inanç kalıplarının ötesine geçip kendinizi yeniden tanımlamanın yollarını anlatıyorum.

Bunu yapacak bir insanım


Çünkü “Bunu istiyorum.” demek bir şey, “Ben bunu yapacak bir insanım.” demek bambaşka bir şeydir.

 

Koşmaya başlamak istiyorsanız, haftada sadece iki kez on dakika koşsanız bile, kendinizi bir koşucu olarak görmelisiniz.


Yazmaya başlamak istiyorsanız, günde bir sayfa bile yazsanız, kendinizi bir yazar olarak görmelisiniz.


Kendi işinizi kurmak istiyorsanız, tek bir kuruş kazanmadan önce bile kendinizi bir iş sahibi olarak görmelisiniz.

 

Ne kadar kararlı olursanız olun, kendinizi hedefini gerçekleştirebilecek biri olarak görmedikçe farkında olmadan kendi kendinize engeller yaratırsınız.


Eğer sabah erken kalkmak istiyorsanız ama “Ben sabah insanı değilim.” diyorsanız, bunu haklı çıkarmak için alarmı on beş kez erteleyebilirsiniz.

 

Gerçekten istediğiniz şeye adım atmak; inançlarınızı sürekli gözden geçirmeyi ve kim olduğunuzu düşündüğünüz sınırların ötesine geçmeyi gerektirir.

 

O yüzden hayal ettiğiniz yere ulaşmış halinizden başlayın ve geriye doğru düşünün. 

O vizyonda yaşayan kişi nasıl biri? Ne düşünüyor, nasıl davranıyor, hangi adımları atıyor?

 

İşte siz de oradan başlayabilirsiniz.



 
 
 

Yorumlar


bottom of page